Ankara escort

“BİR MÜZAKERE VE DİPLOMASI HİKAYESİ…” « Bülten Kıbrıs

26 Eylül 2026 - 18:55

“BİR MÜZAKERE VE DİPLOMASI HİKAYESİ…”

“BİR MÜZAKERE VE DİPLOMASI HİKAYESİ…”
Son Güncelleme :

23 Ağustos 2023 - 9:29

Halk, köy meydanına toplanmış muhtarı dinliyordu. Muhtar meseleyi anlattıktan sonra; “Çare ne? Ne yapacağız?” diye sordu köylüye.
Köy, mümbit topraklar üzerine kuruluydu. İnsanlar mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşıyorlardı. Ne var ki savaş döneminde bu mutluluk ve huzur yerini sefalet ve acıya bırakmıştı. Devlet, sürekli eli silah tutan gençleri askere çağırıyor, köylünün elinde avucunda ne varsa vergi olarak topluyordu.

Bu yetmemiş gibi, nerden çıktığı belli olmayan eşkiya sürüsü de köye musallat olmuştu.

Eşkiya Başı Hamdo, köye haber salmış, 50 altın ve muhtarın güzel kızının ertesi güne kadar hazır olmasını istemişti. Yoksa köyü yakıp yakacaktı.
“Jendermeye haber verelim” dedi köylülerden biri. “ Olmaz” dedi muhtar. “İlçeye gidip gelmek iki gün sürer. Hem jenderme gelip burda kalamaz ya. Onlar gittikten sonra Eşkiya bütün malımızı alır. Kadınlarımıza da tecavüz eder”. Bazı köylüler; “Direnelim. Elimizde silah mermi yok ama bıçaklarımız, baltalarımız ve birkaç av tüfeğimiz var. Namusumuzu koruyalım” dediler.

Köylünün çoğunluğu buna da karşı çıktı. Onlara göre direnmenin anlamı yoktu. Böyle diyorlardı ama asıl sebep kendilerinin kaybedecek ne paraları ne de güzel kızları vardı. Parası ve kızı olan düşünsündü. Başkasının parası ve namusu için niye tehlikeye atılsınlardıki…

Köye yeni atanmış stajyer öğretmen bilgiç bir eda ile ortaya atıldı; “Aman efendim ne direnmesi. Suçsuz iken suçlu duruma düşmeyelim. Müzakere ve Diplomasi çağımızın en güzel silahıdır. Konuşarak anlaşabiliriz. Kaba kuvvetin ne anlamı var” dedi. Kaybedecek malı mülkü ve güzel kızı olmayan köylüler çılgınca alkışladılar stajyer öğretmeni. Karar verilmişti. Güzel konuşan ve diplomasiyi bilen köy öğretmeni Eşkiya ile müzakere edecek, diplomatik yollarla köyün namusunu ve malını koruyacaktı.
Ertesi gün akşam köylü meydana toplanmış eşkiyayı bekliyordu. Öğretmen bütün gece dersine çalışmış, Eşkıyaya yapacağı konuşmanın metnine saatlerce çalışmıştı. Eşkiyayı ikna ederse, Muhtarın güzel kızına talip olacaktı. Kızla konuşma imkanı bulamamıştı ama bir kaç defa göz göze gelmişlerdi.

Derken ufukta Eşkiya Hamdo, arkasında 2 Adamı göründü. Hamdo köy meydanında toplanmış halka baktı;”Söylediklerim tamam mı Muhtar?” diye seslendi.

Herkes Öğretmene baktı. Öğretmen jöleli saçlarını ve kravatını eli ile düzeltti. Hafif öksürerek sesinin akordunu ayarladı. Eşkiya Hamdo’ya doğru bir kaç adım attı ve “Eşkiya beyefendi. Lütfen biraz konuşalım. Müzakere edelim. Diplomasi, bu günler için var” dedi. Eşkıya Hamdo gürledi;” Ne müzakeresi, ne diplomasisi ulan. Kız ve altınlar nerede?” diyerek Muhtara baktı.

Muhtar sinmişti. Eşkiya, elindeki tabanca ile havaya bir kaç el sıktı. Sonra hışımla atını öğretmenin üzerine sürdü. Atın üzerinden Öğretmenin yüzüne bir tekme savurdu. Öğretmen burnundan akan kanı durdurmaya çalışırken; “ Bakın beyefendi, çağımız eşkıyalık çağı değil. Meselelerimizi konuşarak halledebiliriz” dedi. Eşkiya Hamdo daha fazla sinirlendi. Atından inip Öğretmene vurmaya başladı. Öğretmen elleri ile suratını korumaya çalışırken;”Müzakere edelim. Konuşarak sorunları çözelim” falan diyordu. Eşkıya Hamdo Öğretmeni dövmekten yorulunca, hışımla Muhtara koştu. Silahı muhtarın ağzına sokarak;”Yarım saat içinde altınları ve kızını hazırlamazsan hepinizi kurşuna dizerim” dedi ve yerde yatan öğretmene bir tekme daha atarak kahveye doğru yürüdü.

Altınlar ve Muhtarın Kızı 15 dakikada hazırdı. Eşkiya Hamdo kızı atının terkisine oturttu, altınları heybeye koydu. Köylüye dönerek; ” Beni çok kızdırdınız. Ceza olarak köyün sürüsüne el koyacağım. Bir daha haber saldığımda isteklerimi anında hazırlamazsanız, gerisini siz düşünün”.
Eşkıya Hamdo ağzı yüzü kan içindeki Öğretmene son bir defa daha baktı ve “Müzakereymiş, diplomasi imiş” dedi ve atını ovaya doğru sürdü.
Çoban Mehmet, ovada sürüsünü otlatıyordu. Genç ve yiğit bir delikanlı idi. Muhtarın kızına tutkundu. Ama fakir bir çoban olduğu için kız kendisine bakmıyordu bile. Belindeki babadan hatıra tabancayı ve elindeki tüfeği yokladı şöyle; “Kimbilir, belki” diye iç geçirdi. Sonra “Olmayacak duaya amin demek olmaz” diye söylendi. Okumuş öğretmen dururken, Kız kendisine bakarmıydı hiç. Bunları düşünürken Çoban Mehmedin gözü, karşı tepeden dört nala gelen atlılara takıldı. Silahlarını tekrar yokladı. Atlılar yaklaşınca öndeki atlının terkisindeki Muhtarın Kızını gördü. “Eşkıya bunlar” dedi içinden. Tabancasını çıkarıp eline aldı ve elini arkasına sakladı.

Eşkiya Hamdo adamlarına ;” Sürüyü toplayın” diye emir verdi. Çoban Mehmedi dikkate bile almamıştı. Hamdonun arkasındaki Muhtarın Kızı Çoban Mehmede baktı. Aynı yaşta ve aynı köyde olmalarına rağmen ilk defa Mehmet’le göz göze geldi. Hüzün ve çaresiz bakışlardı bunlar.
Mehmet, kızın bakışlarından herşeyi anlamıştı. Kaşla göz arasında tabancasını doğrultup tetiğe bastı. İlk mermi Eşkiya Hamdonun alnına gelmişti. Diğer iki adam ne olduğunu anlamadan Mehmet tabancasını onlara doğrulttu. Bastı tetiğe. Biri kalbinden diğeri şakağından yedi kurşunu. Muhtarın Kızı attan kendini yere attı ve çığlıklar atarak Mehmede koştu ve boynuna sarıldı.

Mehmet, Eşkiyların cesetlerini atlarına yükleyip köye geldiğinde, Köylü hala meydanda idi. Bundan sonra ne yapacaklarını konuşmaya devam ediyorlardı. Mehmedi ve atlara yüklenmiş cesetleri görünce ne yapacaklarını bilemediler bir an. Mehmede baktılar. Mehmed, elinden tuttuğu Kızı muhtara doğru hafifçe itti. Elinde tutuğu altınları da Muhtarın önüne attı. Sonra arkasını dönüp hiç konuşmadan sürüsünün başına gitmek için ovaya doğru yürüdü. Herkes şaşkın şaşkın bakıyor, gözlerine inanamıyorlardı.

Bu arada bir ses duyuldu. Öğretmen kendine gelmişti. Eşkıyanın cesetlerine bakıp;“ Vahşet bu. Müzakere etmek varken ne diye kaba güç kullanıldı. Devleti karşımıza aldık. Hak hukuk böyle mi aranır? Şimdi Jandarma gelecek. Başımıza iş açacak. Halbuki diplomasi ile bu işi çözebilirdik”. Muhtar Öğretmenin yanına geldi, yumruğunu kaldırdı ama vurmadı. Tıpkı Eşkiya Hamdo gibi; “ Diplomasi imiş, müzakere imiş. Defol git be”dedi…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetporno siteleripornoporno izlezafer escortgrandpashabetporno sitelericasinofastcasibomporno siteleribetasusbetasus girişbetasusbetasusjojobet güncel girişporno siteleriporno siteleriporno sitelerivaycasinopashagaming girişDeneme Bonusu Veren SitelerstakeJojobet Girişporno sitelerideneme bonusu veren sitelerporno sitelerimarsbahisporno siteleriDeneme Bonusumarsbahisjojobetmarsbahiscasibomganobetbetgarantijojobetjojobet10011avvabetporno siteleriDeneme Bonusu Veren Sitelerporno siteleriporno sitelericasinolevanttipobetcasinolevantmarsbahispusulabetmatbetcasinolevantbetasustipobetpusulabetmarsbahissahabetholiganbetmatbet girişpusulabet giriştipobetmatbetcasinolevantimajbetpusulabetcasibomsekabetholiganbetjojobetcasinolevantcasinolevantmeritkingmeritkingtipobetmeritkingcasinolevanttipobetgrandpashabettipobetcasinolevantbettiltgameofbetmercurecasinowbahiscasinolevantcasinolevantcasinolevantcasinolevantgrandpashabetgrandpashabetcasibomcasinolevantmatbetcratosroyalbetpalacebetsuperbetinmeritkinggrandpashabetbetgarantimeritkingtipobetgrandpashabet girişgrandpashabet girişgiftcardmall/mygiftcasinolevant