Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın hayvancılık sektörüne yönelik yeni destek paketini kamuoyuyla paylaşmasının hemen ardından, Hayvancılar Birliği’ne bağlı küçük bir grubun bakanlık önünde gerçekleştirdiği eylem tepkilere neden oldu. Devletin fiyat artışları, prim destekleri ve yem yardımlarıyla üreticiye nefes aldırmaya çalıştığı bir dönemde, yaklaşık 30 kişilik bir grubun sokağa çıkarak bakanlık binasının kapısını zorlaması, “Bu eylem neyin talebi?” sorusunu beraberinde getirdi.
DESTEKLER AÇIKLANDI, GERİLİM TERCİH EDİLDİ
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 1 Ocak 2026 itibarıyla süt alım fiyatlarının artırıldığını, inek, koyun ve keçi sütüne yönelik destek primlerinin yükseltildiğini ve yem ile kaba ot desteğinin devreye alındığını duyurmuştu. Açıklamada, özellikle artan maliyetler ve kuraklık koşulları dikkate alınarak üreticinin korunmasının hedeflendiği vurgulanmıştı.
Ancak bu açıklamanın üzerinden saatler geçmeden, Hayvancılar Birliği’nden sınırlı sayıda kişinin bakanlık önünde toplanarak tansiyonu yükselten bir eyleme yönelmesi, kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Devletin “destek veriyoruz” dediği bir sabahın ardından, aynı devletin kapısının zorlanmaya çalışılması, hak arama ile provokasyon arasındaki çizginin sorgulanmasına neden oldu.
KOCA BİRLİKTEN 30 KİŞİ: SEKTÖR SAHİPLENMEDİ
KKTC genelinde binlerce hayvancıyı temsil ettiği iddia edilen bir birlikten yalnızca yaklaşık 30 kişinin eyleme katılması, bu çıkışın sektörde karşılık bulmadığını açıkça ortaya koydu. Alandaki görüntü, hayvancılık camiasının büyük çoğunluğunun bu eylemi benimsemediği yönünde yorumlandı.
Vatandaşlar, “Eğer gerçekten ortak ve yakıcı bir sorun olsaydı, tablo böyle mi olurdu?” sorusunu yüksek sesle sormaya başladı.
SENDİKALAR DEVREYE GİRDİ, EYLEM AMACINDAN SAPTI
Eylem alanında hayvancılardan çok sendika yöneticilerinin görünür olması, tepkilerin dozunu daha da artırdı. KAMU-İŞ ve BES yöneticilerinin ön planda yer alması, hayvancılık temelli bir tepkinin siyasi ve sendikal bir zemine çekildiği yorumlarına yol açtı.
Sektörel taleplerin konuşulması gerekirken, sloganlar ve sendikal söylemler öne çıktı. Bu durum, eylemin üreticinin sesi olmaktan uzaklaşıp farklı ajandalara hizmet ettiği yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
KAPI ZORLAMAK HAK ARAMA MI?
Eylem sırasında bazı katılımcıların bakanlık binasının kapısını zorlamaya çalışması ise bardağı taşıran nokta oldu. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu görüntüler, “Devletle diyalog mu isteniyor, yoksa gerilim mi tırmandırılıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Polisin soğukkanlı ve kontrollü tutumu sayesinde olay büyümeden önlenirken, ortaya çıkan tablo hayvancılık sektörüne zarar veren bir görüntü olarak değerlendirildi.
KAMUOYUNUN SORUSU NET: “DAHA NE İSTENİYOR?”
Sosyal medya ve vatandaş arasında hâkim olan görüş net:
Devlet fiyat artırmış, prim vermiş, yem ve kaba ot desteğini açıklamışken; buna rağmen 30 kişiyle sokağa çıkıp kapı zorlamanın makul bir izahı olmadığı yönünde.
Birçok vatandaş, bu tür eylemlerin hayvancının haklı taleplerini gölgelediğini, sektörü toplumla karşı karşıya getirdiğini ve inandırıcılıktan uzaklaştığını dile getiriyor.




