Genç TV’de yayınlanan ve Mustafa Alkan’ın sunduğu “Er Meydanı” programına konuk olan YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Ünal Üstel ve Fikri Ataoğlu’na kırgın olduğunu belirterek, “Üstel’le yeniden hükümet kurabiliriz ama eskisi gibi olmaz” dedi.
YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Ünal Üstel ve Fikri Ataoğlu’na kırgın olduğunu söyledi ancak yeniden koalisyona kapıyı kapatmadı. Gemi kazasında sorumluluğu bulunduğu iddialarını reddeden Arıklı, Sayıştay’ın kamera raporuna sert tepki gösterirken, YDP’nin seçimden sonra hükümetin kurulmasında belirleyici olacağını savundu.
Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, eski Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Genç TV’de Mustafa Alkan’ın sunduğu “Er Meydanı” programında hükümetten ayrılışını, gemi kazasını, hız kameralarını ve seçimlere ilişkin beklentilerini değerlendirdi.
Görevden alınmasının YDP’nin hükümetten dışlanması anlamına geldiğini savunan Arıklı, Başbakan Ünal Üstel’le yeniden ortaklık ihtimaline ilişkin “Siyasette hiçbir zaman kapılar kapatılmaz. Elbette ki geliriz ama eskisi gibi olmaz” dedi.
Hükümetten ayrıldıktan sonra saha çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirten Arıklı, bakanlık döneminde yoğunluk nedeniyle parti örgütlerine yeterince zaman ayıramadığını söyledi. Artık hem genel hem yerel seçimlere daha kapsamlı hazırlanabildiklerini ifade etti.
“ÜNAL BEY’E VE FİKRİ ATAOĞLU’NA KIRGINIM”
Koalisyon ortağı bir partinin genel başkanının istişare edilmeden görevden alınmasını siyasi ve ahlaki açıdan kabul edilemez bulduğunu belirten Arıklı, bu nedenle hükümetten çekildiklerini söyledi.
“Ünal Bey’e ve Fikri Ataoğlu’na kırgınım” diyen Arıklı, geçmişte ortaklarını savunduğunu ancak gemi kazasının ardından aynı desteği göremediğini ifade etti. Sorumluluğu ortaya konulmadan suçlandığını savunan Arıklı, “Ağızlarından benim lehime bir tane cümle dahi duymadım” dedi.
DP Genel Sekreteri’nin hükümetten çekilme çağrısını da eleştiren Arıklı, “Onlarla ilgili bazı şeyleri açıklasam herhalde kıyamet kopar da bana yakışmaz” ifadesini kullandı. Arıklı, bu sözleriyle hangi konuları kastettiğini açıklamadı.
Arıklı, dört buçuk yıllık ortaklık boyunca hükümeti savunduğunu belirterek, kendisi hakkında da soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiğinin söylenmesini istediğini anlattı. Ancak hükümet dönemini bütünüyle değersiz görmediğini, yapılan işler kadar yapılamayanların da açıklanması gerektiğini vurguladı.
GEMİ KAZASINDA SORUMLULUK İDDİALARINI REDDETTİ
Gemilerin teknik denetim ve klas işlemlerinin Türk Loydu tarafından yürütüldüğünü belirten Arıklı, geminin sefere çıkması için usulsüz talimat veya baskı uygulamadığını söyledi. Sorumluluğunun ortaya konulması halinde dokunulmazlığının kaldırılması için başvurabileceğini kaydetti.
Kazanın ardından düzenlemek istediği basın toplantısının, açıklamaların kriz masasından yapılacağı gerekçesiyle Üstel tarafından engellendiğini ileri süren Arıklı, Başbakanla anlaşmazlıklarının kazadan önce başladığını anlattı. Trafik Dairesi Müdürü’nün görevden alınması talebinin karşılanmaması üzerine zaten istifayı düşündüğünü söyledi.
Limanlar Dairesi’nin Başbakanlığa bağlanması ve dokunulmazlığının kaldırılması için başvurma niyetini açıklamasından yaklaşık 15-16 dakika sonra görevden alınacağının bildirildiğini söyleyen Arıklı, süreçte Başbakanla yeterli iletişim kuramadığını da ileri sürdü.
SAYIŞTAY’A “HALT ETTİ” TEPKİSİ
Hız kameralarına ilişkin Sayıştay raporuna “Halt etti” sözleriyle tepki gösteren Arıklı, yeni sistemin finansmanını Türkiye’nin sağladığını belirterek Sayıştay’ın bu konuda denetim yetkisi bulunmadığını savundu.
Sayıştay raporuna ilişkin yayımlanan bilgilere göre yaklaşık 600,3 milyon TL’lik tutar, eski sistemde düzenlenemediği tahmin edilen cezalara ilişkin. Yeni sistemde ise yazılım entegrasyonu sorunları nedeniyle ihlallerin cezaya dönüştürülemediği belirtiliyor. Raporda bazı bulguların “kamu zararı oluşturabileceği” değerlendiriliyor.
Kayıtların sistemde bulunduğunu söyleyen Arıklı, yazılım, veri paylaşımı ve tebligat sorunlarına işaret etti. Uygulamadaki değişiklikler nedeniyle belirli bir tarih öncesindeki para ve puan cezalarının silinmesini önerdiğini de açıkladı.
Arıklı, kamera verilerinin bakanlıktaki sunucuya ulaştığını ancak polis ve Araç Kayıt Dairesi sistemleriyle eşleşmede sorun yaşandığını anlattı. Eksik veya güncel olmayan adres bilgilerinin de tebligatı güçleştirdiğini söyledi. Teslim edilmeyen 20 mobil kameranın üretiminin sürdüğünü, bunların bir bölümünü ihtiyaç bulunan yollarda sabit kamera olarak kullanmak istediklerini belirtti.
LİMANLAR VE TAMAMLANAMAYAN PROJELER
Limanların özelleştirme kapsamında Maliye Bakanlığı’nın sorumluluğunda bulunduğunu söyleyen Arıklı, bakım ve yatırım sorunlarını defalarca gündeme getirdiğini belirtti. Liman aydınlatmasının hazırlıklarının kendi döneminde tamamlandığını savunarak çalışmanın Faiz Sucuoğlu’na mal edilmesini eleştirdi.
Girne Limanı mendireğinde çökme riski bulunduğunu savunan Arıklı, limanların ya özelleştirilmesini ya da yatırım yapabilmesi için bakanlığına devredilmesini istediğini söyledi. Mevcut sorunları bütçe görüşmelerinde defalarca dile getirdiğini belirterek, çözüm için gerekli kaynak ve yetkinin sağlanmadığını ifade etti.
Özelleştirmelerin şeffaf ve kamu yararına yapılmasını savunan Arıklı, sendikaları bu sürecin önündeki engel olarak nitelendirdi.
Yol projelerinde Türkiye’nin desteğiyle kamulaştırma ve proje sorunlarını aştıklarını anlatan Arıklı, Ercan’da yetkililerin eksiklik bildirmesine rağmen bakanlık yetkisini kullanarak işletme ruhsatı verdiklerini söyledi.
Hava yolu şirketi ve toplu taşıma projelerinin ise farklı bakanların itirazları nedeniyle ilerleyemediğini iddia etti; isim açıklamadı. Nüfusun projeksiyonlarla belirlenebileceğini savundu.
Hava yolu projesinde Anex ile anlaşma aşamasına geldiklerini söyleyen Arıklı, KKTC’nin sermaye koymadan yüzde 20 ortak olacağı modelin bir bakanın tüzük itirazları nedeniyle sonuçlanamadığını savundu. Toplu taşımanın ise seçim öncesinde taşımacıların tepkisini çekmeme gerekçesiyle ertelendiğini ileri sürdü.
YENİ KOALİSYON İÇİN TAKVİMLİ PROTOKOL
DP ile birlikte hazırlattıkları yaklaşık 40 maddelik protokolde yalnızca yerel yönetimler reformunun gerçekleştirilebildiğini savunan Arıklı, yeni ortaklıkta taahhütlerin takvime bağlanarak kamuoyuna açıklanmasını isteyeceklerini belirtti.
YDP’nin üçüncü parti olacağını ileri süren Arıklı, UBP veya CTP arasında peşinen tercihleri bulunmadığını söyledi. Gördüğünü belirttiği anketlerde CTP’nin önde olduğunu ancak tek başına hükümet kuramayacağını savundu. Seçime başka bir genel başkanla girecekleri iddiasını da reddetti.
Arıklı, kamu reformu, sağlık ve tarım düzenlemeleri gibi başlıklarda verilecek sözlerin tarihleriyle açıklanmasını isteyeceklerini söyledi. Geçmişte hükümetten ayrılma girişimlerinin, isim vermediği kişilerin istikrarın korunması yönündeki telkinleriyle ertelendiğini anlattı.
Yerel seçimlerde 18 belediyede meclis üyesi, yalnızca Lefkoşa’da belediye başkan adayı çıkaracaklarını açıklayan Arıklı, diğer bölgelerde teşkilatları serbest bırakmayı düşündüklerini söyledi. UBP’li başkan adaylarını destekleme ihtimaline ise “Mümkün değil” yanıtını verdi. Parti tabanının UBP’ye kırgınlığını vurguladı.



