Yeni Şafak Yazarı İbrahim Karagül, çarpıcı bir yazı ile gündemde…
Karagül, “Ama yine de İran’dan sonra Türkiye’yi hedefe koyarlar, böyle bir ölümcül hata yaparlarsa; Türkiye önce Ege’de adalarını işgal eder. Sonra Batı Trakya’yı kurtarır hatta tüm Yunanistan’ı işgal eder. Sonra Kıbrıs’ın tamamını alır” diye yazdı
İşte o makale:
ABD ve İsrail, İran’a vahşice saldırılar dışında hiçbir askeri başarı sağlayamadı. Kız okulunu, sivil alanları, İran altyapısını, enerji kaynaklarını vurdular. Kendilerine bakılırsa “İran’ı bitirdiler”.
Ama İran ayakta. “Halk isyan edecek” dediler halk dimdik ayakta, ülkesini savunuyor. Düşecek dedikleri rejim daha da güçlendi. Suikastlar yaptılar ama sistemi bozamadılar. “İçeride ajanlarımız var” dediler ama ajanlarının büyük oranda tasfiye olduğunu gördüler.
BASRA KÖRFEZİ’NE BİLE GİREMİYORLAR!
“İran ordusunu yok ettik, donanmasını yok ettik, hava gücünü yok ettik, artık bombalayacak yer kalmadı” dediler ama İran ordusu Tel Aviv’i yakıp yıkıyor. ABD üslerini yakıp yıkıyor. ABD uçak gemisini bile vurup bölgeden kaçmasını sağlıyor.
On yıllardır ABD korumasına umut bağlayan bütün müttefikleri tek başına bıraktılar. On yıllardır ABD’nin Ortadoğu işgal ve hakimiyetinin güvencesi olan askeri üsleri boşaltmak zorunda kaldılar.
Irak’ın işgalinden bu yana Basra Körfezi’ni kontrol ederken şimdi körfeze giremiyorlar bile. Devasa ABD donanması, petrol tankerlerine güvenlik sağlamaktan bile kaçıyor.
İSRAİL VE ABD’Yİ KÖR ETTİ. ASKERİ ÜSLERİ YAKIP YIKTI. ŞİLDİ PETROL ŞOKU GELİYOR.
Evet İran’ı yakıp yıkıyorlar. Coğrafyayı da yakıp yıkıyorlar. Ama coğrafyanın her karesinde inanılmaz bir itibar kaybı, mevzi kaybı, askeri başarısızlık tarihi yazıyorlar. Kendileri açısından bir utanç tarihi yazıyorlar.
İsrail gibi bir terör devleti, Netanyahu gibi bir şizofren katilin peşine takılan ABD, Soğuk Savaş sonrası en büyük hezimeti, başarısızlığı yaşıyor.
“Bitti, tükendi” dedikleri İran önce İsrail’i kör etti. Radar üslerini, uydu takip üslerini yok etti. Sonra ABD üslerini ateşe verdi. Radar üslerini, füze takip üslerini, elektronik istihbarat ünitelerini yok etti ve ABD’yi de kör etti.
Şimdi de petrol ve doğalgaz tesislerini vuruyor. Sevkiyat yollarını vuruyor. Tanker ulaşımını vuruyor. Belki de tarihin görebileceği en büyük petrol şokunun altyapısını hazırlıyor. Avrupa ekonomisini felç edecek bir plan uyguluyor.
ŞİMDİ DE ABD BANKALARI HEDEF ALINIYOR. BİR KURMAY AKIL VAR. BU SADECE İRAN MI?
Önceki gün, bundan sonra ABD bankalarını vuracaklarını açıkladı. “Banka şubelerinin bir kilometre yakınında olmayın” uyarısı yayınladı. Bir tür finansal savaş da yürütüyor.
Bütün bunlara bakınca, İran, gücü ne kadarına yeter bilemeyiz ama, inanılmaz bir savaş planı uyguluyor ve başarılı oluyor. Şöyle ki:
Önce, “Herkes ABD üslerinden uzak dursun” dedi ve bu askeri üsleri vurdu. Sonra, “Herkes ABD elçiliklerinden, misyonlarından, istihbarat merkezlerinden uzak dursun” dedi ve buraları vurdu. Şimdi de, “Herkes bölgede bulunan ABD bankalarından en az bir kilometre uzak dursun” duyurusu yaptı.
Coğrafyanın tamamında ABD bankaları vurulacak. HSBC ve Citi Group İran’ın misilleme saldırıları ihtimali nedeniyle BAE ve Katar’dan çekilme kararı almış.
Kim ne derse desin, bu savaşta bir kurmay akıl kullanıyor ve bu belki de İran’ı aşan bir akıl. ABD’yi bütün bölgede kilitliyor. İsrail’i bütün bölgeden yalıtıyor.
ELLİ YILDIR BÖYLE BİR FOTOĞRAF GÖRMEDİK ABD-İSRAİL İTTİFAK HALKASI COĞRAFYA GENELİNDE ÇÖKTÜ. KARADAN İŞGAL İNKANSIZ!
Bu fotoğrafı ilk kez gördük. Belki elli yıldır hiç böyle bir şey yaşanmadı. ABD hiç bu kadar gülünç duruma düşürülmedi. İran bunları yaparken öyle savunmasız bir hale geldiler ki, yıllar boyu inşa ettikleri tesislerin hiçbirini savunamadılar. Daha şimdiden, ABD’nin Ortadoğu’da inşa ettiği, ittifak halkası, askeri tezgâh çöktü!
Şimdi “Karadan işgal edebiliriz” söylemini yükseltiyorlar. Brifingler veriyor, tehditlerle, kibirli sözlerle atıp tutuyorlar. Buna cesaret edemezler. Teşebbüs bile edemezler. Karadan İran’ı işgal etmenin imkânsız olduğunu pekâlâ biliyorlar.
Böyle bir güçleri yok ve hiç olmayacak. ABD, sadece İsrail ile hiçbir savaşı kazanamaz. Hiçbir ülkeyi işgal edemez. Bugüne kadar bütün savaşlarını başka ülkelerin desteğiyle kazanmış bir ülke, tek başına hiçbir şeyi başaramaz.
ABD, başka ülkeleri savaştırarak zafer kazanmış bir ülke. İsrail, ABD’yi kullanıp, başka ülkeleri kullanıp ayakta kalabilen bir ülke.
KENDİLERİ İÇİN SAVAŞACAK HİÇBİR ÜLKE BULAMADILAR…
Bölgesel savaş tezleri tutmadı. Şii-Sünni savaşı tezleri tutmadı. Karadan işgali ancak böyle sağlayabilirler, bu da yıllar sürerdi. Onların düşüncesi, Sünni Arap ülkelerini İran üstüne salmaktı. Böylece sonsuz bölgesel savaş patlayacaktı. En yakın ABD müttefiki, en sıkı İsrail dostu ülkeler bile bu oyuna gelmedi, tuzağa düşmedi.
Kendileri için savaşacak devlet bulamadılar. Türkiye’yi, Azerbaycan’ı harekete geçirmeye çalıştılar. “Tam müttefik” Arap ülkelerini harekete geçmeye zorladılar. Oysa Türkiye ve Türk dünyası, ABD’nin şu anki küresel aklının bile çok ötesinde bir gelecek hazırlığındaydı ve bu tuzağa düşmeleri mümkün değildi.
ABD BÜTÜN COĞRAFYADA MÜTTEFİKLERİNİ KAYBETTİ.
En keskin İran düşmanı Arap ülkesini bile harekete geçiremediler. Güç ve iktidarı tamamen kendilerinden aldıklarına inandıkları bu ülkeler, inanılmaz bir dirayet ve sabırla, “İsrail adına savaşan ülke” olmayı reddetti.
Bırakın ülkeyi, kendileri için savaşacak örgütler bile bulamadılar. PKK/PEJAK bile, “kullanılıp atılmaktan” şikâyet edip böyle bir maceraya girişmeyeceklerini açıkladı.
Bu haliyle ABD bölgedeki müttefiklerini kaybetmiştir. Artık hiçbir bölgesel savaşta o ülkeleri yanında bulamayacak. Ucuz ülke, taşeron ülke, tetikçi ülke olmayı kimse kabul etmeyecek.
ASIL KIRILMA BURADA. VE SONUÇLARINI GÖRECEĞİZ…
ABD’nin ittifak ilişkisi tek yanlı olarak, bölgenin zenginliğini talan etmeye, bu ülkeleri de İsrail’in silahlı gücü yapmaya ayarlı. Bu aşağılayıcı rolü artık kimse hazmetmek istemiyor.
Hele ki, İran füzelerine karşı kendilerini savunamayan ABD için kimse kendini ateşe atmayacak. Artık “Türkiye İran’la savaşsın. Araplar İran’la savaşsın. Sünniler Şii İran’la savaşsın. Biz keyfimize bakalım” dönemi bitti.
Asıl kırılma budur. Irak ve Afganistan işgalinden bu yana devam eden, ABD-İsrail için mucizevi askeri strateji veya tezgâh ilk kez bozulmuştur.
BU İSRAİL Mİ TÜRKİYE’YE SALDIRACAKMIŞ!
Hal böyle iken, İsrail kaynakları “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” diye açıklamalar yapmaya başladı bile. Öyle gözleri dönmüş, öyle zihinleri dağılmış ki, bu şımarıklığın kendilerine nasıl bir bedel ödeteceğini düşünmekten aciz hale gelmişler.
Türkiye’ye de saldıramayacaklar, Pakistan’a da saldıramayacaklar, İran’ı da dize getiremeyecekler. Arap ülkelerini artık yanlarında bulamayacaklar. Bence İsrail bu gerçeğe uyanırsa ancak bölgede varlığını güvence altına alabilir. Aksi takdirde “İsrail Garnizonu”nun ömrü bitmiştir. 20. yüzyıl bitti, ona verilen rol de bitti.
ÖNCE ADALAR VE BATI TRAKYA ANA VATANA KAVUŞACAKTIR!
Ama yine de İran’dan sonra Türkiye’yi hedefe koyarlar, böyle bir ölümcül hata yaparlarsa; Türkiye önce Ege’de adalarını işgal eder. Sonra Batı Trakya’yı kurtarır hatta tüm Yunanistan’ı işgal eder. Sonra Kıbrıs’ın tamamını alır.
Çünkü onlar İsrail’in tetikçisi oldu. İsrail adına savaşacak birer kiralık katil oldu. ABD de Avrupa da İsrail de onları koruyamaz hatta korumaz. Onları yapayalnız bırakacaklar!
VE BÜTÜN SAVAŞLARI BİTİRECEK ASIL CEPHE AÇILIR: TÜRKİYE İSRAİL’İ İŞAL EDER.
Ve Ortadoğu’da bütün savaşları bitirecek, bütün harita masalarını devirecek, bu “kabile devleti”ni haritadan silecek “asıl cephe” açılır.
Eğer doğrudan hedef alınırsa Türkiye bunu yapar, yapacaktır. Yüzlerce yıldır, bu coğrafyada kimsenin cesaret edemediklerini yaparak ezberleri bozduk, haritalar çizdik, güç alanları inşa ettik. Bu siyasi genetik 21. yüzyılda bir kez daha ortaya çıkacaktır.
TEL AVİV’İ YOK EDER, KUDÜS’Ü KURTARIR, TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ BIRAKMAZ! TARİHE BİR SAYFA DAHA AÇILIR!
Türkiye İsrail’i işgal eder. Açık söylüyorum işgal eder. Tel Aviv’i yok eder, Kudüs’ü kurtarır. Milyonları İsrail’e akıtır, taş üstünde taş bırakmaz. İsrail’in devlet olma hakkı elinden alınır.
Ve bizim, Osmanlı’nın dağıtılmasında alınması gereken bir intikamımız var.
Yirminci yüzyıl parantezini kapattığımızda tarih zaten dönmüştü ama bunun sarsıntıları henüz daha net biçimde ortaya çıkmadı. Çıkacaktır.
İSRAİL BİR HAFTALIK DEVLET, TEL AVİV BİR GÜNLÜK ŞEHİR
Tarihe bakın, ne örnekler var. Hiçbir güç bu coğrafyada Türkiye’den habersiz harita çizemez. Bu, bin yıldır böyle. Sadece yüz yıl ara verdik ve o süre bitti. Döndük… Herkes hesabını buna göre yapsın!
İsrail bir haftalık bir devlettir. Tel Aviv bir günlük bir şehirdir. Gerçekten böyledir.




