2025 yılı ikinci çeyrek işgücü verileri, kadınların istihdama katılımının erkeklerin oldukça gerisinde kaldığını ortaya koydu. Genç kadınlarda işsizlik oranı ise yüzde 29,1 olarak kaydedildi.
Hanehalkı İşgücü Anketi 2025 Yılı II. Çeyrek Sonuçlarına göre, ülkedeki istihdam oranı erkeklerde yüzde 60, kadınlarda yüzde 35,3 olarak hesaplandı. Genç nüfustaki kadınlarda işsizlik oranı da yüzde 29,1 olarak kayıtlara geçti.
İstihdam edilen kadınlar yüzde 90,8 ile en çok hizmetler sektöründe, en az yüzde 1,3 ile inşaat sektöründe yer aldı.
Kadınların yüzde 85,3’ünün ücretli, yüzde 5,6’sının işveren, yüzde 7,4’ünün kendi hesabına, yüzde 1,7’sinin ise ücretsiz aile işçisi olarak çalıştığı belirlendi.
-Üst kademede erkek oranı yüzde 64, kadın oranı yüzde 36
Kamu Yönetimi ve İnsan Kaynakları Başkanlığı’nın 2024 yılı verilerine göre, toplam 17 bin 192 personelin yüzde 50’si erkek, yüzde 50’si kadın olarak kayıtlara geçti. Buna karşın üst kademe yöneticileri pozisyonunda erkek oranı yüzde 64, kadın oranı yüzde 36 oldu.
Polis kadrosunda erkek oranı yüzde 91,4, öğretmen kadrosunda ise kadın oranı yüzde 72,7 olarak belirlendi. Genel Kitabet Kadrosundaki yüzde 73,8’lik kadın oranı da dikkat çekici bir veri olarak kayıtlara geçti.
-Bakanlar Kurulu’nda kadın bakan bulunmuyor
2025 yılında Meclis’teki kadın milletvekili sayısı 2022 seçim sonuçlarına göre, 11 kişi ile bugüne kadarki en yüksek temsiliyetine ulaşırken, mevcut Bakanlar Kurulu’nda kadın bakan bulunmuyor.
-Besimler: “Toplumsal cinsiyet eşitliği, ekonomik ve kalkınma stratejilerinin ayrılmaz bir bileşeni olarak değerlendirilmeli”
İstatistik Kurumu Başkanı Sövüda Besimler, kurum tarafından derlenen kadın istatistiklerinin, ülkedeki toplumsal cinsiyet temelli göstergelerin izlenmesi ve kadın ile erkek nüfus arasındaki demografik, sosyal ve ekonomik farklılıkların ortaya konulması amacını taşıdığını belirtti.
Fırsat ve kaynaklara erişim ile kamu hizmetlerinden yararlanma süreçlerinde cinsiyete dayalı farklılıkların ölçülmesi ve düzenli olarak izlenmesinin, eşitlik temelli politika tasarımının temel unsurlarından olduğunu vurgulayan Besimler, “Bu çerçevede bireylerin cinsiyeti nedeni ile ayrımcılığa maruz kalmaması, kadınların sosyal ve ekonomik konumlarını iyileştirmek için sorumluluğu bulunan tüm taraflarca çalışmalar yapılması ve olumsuz göstergelerin iyileştirilmesi gerektiği bir gerçektir” dedi.
Besimler, araştırmaların, kadınların siyasi ve ekonomik alanlarda daha fazla yer almasının, kaynak kullanımında etkinliği artırdığına, kurumsal ve ulusal ekonomik performansı iyileştirdiğine, toplumsal refah ve eşitsizliklerin azaltılmasına katkı sağladığına işaret etti.
Besimler, bu bağlamda, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yalnızca bir etik veya sosyal hedef değil, aynı zamanda ekonomik ve kalkınma stratejilerinin ayrılmaz bir bileşeni olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.




