Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği – Bülten Kıbrıs http://www.bultenkibris.com KIBRIS'IN HABER BÜLTENİ Tue, 27 Dec 2022 14:45:29 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.0.17 http://www.bultenkibris.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-vs-32x32.png Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği – Bülten Kıbrıs http://www.bultenkibris.com 32 32 KIBRIS TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ AÇIKLADI http://www.bultenkibris.com/kibris-turk-tabipleri-birligi-acikladi/ http://www.bultenkibris.com/kibris-turk-tabipleri-birligi-acikladi/#respond Tue, 27 Dec 2022 14:45:29 +0000 http://www.bultenkibris.com/?p=64059 Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, “ALO hekim sorgulama” ihbar hattının kurulduğunu kaydederek, “Botoks, dolgu, yüz germe, askı vb. tarzı estetik, güzellik işlemleri güzellik merkezlerinde değil, kayıtlı, tecrübeli hekimler tarafından klinik veya hastane ortamlarında yapılmalıdır” dedi.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, bünyesinde kayıt dışı hekimleri ve hekim olmadan hekimlik yapan kişileri bildirmek için “ALO hekim sorgulama” ihbar hattı kurulduğunu açıkladı.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nden yapılan açıklamada, son dönemlerde, doktora yapmış ve “Dr.” unvanı kullanan doktor olmayan başka meslek grubundan kişilerin sayısının giderek artmış olması, bu unvanların yaygın olarak kullanılması ile tıp fakültesi mezunu biz hekimlerin doktor ünvanları arasında sürekli karışıklık oluşmakta ve zaman zaman suiistimal edilmesi nedeniyle halk sağlığı açısından risk oluşturan bu duruma karşı tedbir alınması, aynı zamanda mesleğin korunması açısından da önem arz etmekte olunduğu kaydedildi.

Bu sebeplerle tabip üyelerin doktor unvanlarıyla birlikte isimlerinin sonuna “medikal doktor” kısaltması olan “MD” ünvanını da kullanmaları genel kurulda kararlaştırıldığı dile getirilen açıklamada, KTTB üyesi hekimlerin isimlerinin sonunda MD ünvanı kullanılacağı belirtildi.

“KKTC’DE HEKİMLİK MESLEĞİNİ İCRA EDEBİLMEK İÇİN KTTB’YE ÜYE OLMAK YASAL ZORUNLULUKTUR”

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Unutulmamalıdır ki, botoks, dolgu, yüz germe, askı vb. tarzı estetik, güzellik işlemleri güzellik merkezlerinde değil, kayıtlı, tecrübeli hekimler tarafından klinik veya hastane ortamlarında yapılmalıdır. Ayrıca düşünüldüğü gibi masum olmayan, tıbbi bir tedavi olan bu tedavilerin komplikasyon, yan etki riski olduğu için hekimlerce uygulanması hasta güvenliği ve sağlığı açısından gereklidir, ayrıca yasal bir zorunluluktur.

Kıbrıs’ın kuzeyinde hekimlik mesleğini icra edebilmek için KTTB’ye üye olmak yasal zorunluluktur. Son dönemde gelen ihbarlar, duyumlar ülkemize kaçak, kayıt dışı çalışan hekimler ve hekim olmayan kişilerce tıbbi müdahaleler yapıldığı yönündedir. Eğer muayene, tetkik ve tedavi olduğunuz hekimin kayıtlı olup olmadığı ile ilgili şüpheleriniz varsa veya hekim olmadığını düşünüyorsanız ‘ALO hekim sorgulama’ hattımız 0392 223 3990’ı mesai saatleri içerisinde arayarak bilgi alabilir, ihbarda bulunabilirsiniz.

Sağlığınız, güvenliğiniz için her zaman yasal olan, kayıtlı olan hekimlerde ve sadece hekimlere kendiniz, sevdiklerinizi emanet ediniz.”

]]>
http://www.bultenkibris.com/kibris-turk-tabipleri-birligi-acikladi/feed/ 0
HASTANE’DE GÜVENLİK GÖREVLİSİ YOK! http://www.bultenkibris.com/hastanede-guvenlik-gorevlisi-yok/ http://www.bultenkibris.com/hastanede-guvenlik-gorevlisi-yok/#respond Thu, 04 Aug 2022 07:10:04 +0000 http://www.bultenkibris.com/?p=54886 Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Yönetim Kurulu, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yaşanan “güvenlik personeli” krizine değinerek, sorunun hasta ve sağlık çalışanlarının güvenliği açısından derhal çözülmesini istedi

KTTB: Güvenlik personeli, şiddetin ve adli olayların önlenmesi açısından da önemlidir
Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan KTTB, hastanelerde güvenliğin sağlanmasının, hizmetin aksamadan yürütülmesinde önemli bir yer tuttuğuna dikkat çekerek, hasta ve çalışan güvenliğinin sağlanması ve ayrıca sağlıkta şiddetin ve adli olayların önlenmesi açısından da önemli olduğuna vurgu yaptı.

“Güvenlik hizmetinin aksaklığı hastanelerde yıllardır çözülemeyen sorunlardan sadece biri”
Açıklamada şunlar kaydedildi;

“Ülkemizin en büyük kamu hastanesi olan ve her gün binlerce hastaya hizmet veren Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde güvenlik hizmetinin özel bir şirketten hizmet alımı şeklinde yürütülmesi, güvenlik şirketi adına alınan kişilerin güvenlikte değil başka eksik hizmetlerde kullanılması ve hastanenin birçok noktasında güvenlik zafiyeti olması zaten bir sorunken son günlerde hizmet veren özel şirketin elemanlarını çekmesi ile hastanede güvenlik krizi yaşanmaktadır.

Hastanelerde yıllardır çözümlenmeyen ve giderek artan talep ile her geçen gün daha da artan birçok sorun vardır. Güvenlik hizmetinin aksaklığı da bunlardan sadece birisidir.

“Sorunun hasta ve çalışan güvenliği açısından derhal giderilmesi adına ilgilileri göreve davet ediyoruz”
Örneğin onkoloji merkezi gibi ayaktan hasta giriş çıkışının en çok olduğu, 24 saat hizmet verilen bir yerde 6 yıldır hiçbir güvenlik görevlisi bulundurulmamıştır

Devlet kendi vermesi gereken hizmetleri özelden almakta, başka yerlere kaynak aktarabiliyorken hizmet verecek yeterli görevli istihdam etmeyerek halkın alacağı sağlık hizmetinin aksamasına neden olmaktadır.

Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki güvenlik sorununun hasta güvenliği, çalışan güvenliği ve hizmetin devamlılığı açısından derhal giderilmesi adına ilgilileri göreve davet ediyoruz”

Neler olmuştu?
Ülkenin en yoğun ve en fazla hasta sayısına sahip Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde taşeron şirkette çalışan güvenlik görevlileri, şirketin Maliye’den talep ettikleri ödemeyi alamaması gerekçesiyle dün itibariyle işlerinden durdurulmuştu.

Devlet hastanesinde şu anda güvenlik görevlisi bulunmuyor.

]]>
http://www.bultenkibris.com/hastanede-guvenlik-gorevlisi-yok/feed/ 0
“BİZ NEDEN KENDİ HASTANEMİZİ YAPAMIYORUZ” http://www.bultenkibris.com/biz-neden-kendi-hastanemizi-yapamiyoruz/ http://www.bultenkibris.com/biz-neden-kendi-hastanemizi-yapamiyoruz/#respond Mon, 14 Mar 2022 11:11:23 +0000 http://www.bultenkibris.com/?p=47729 Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut, dünyada yoksulluğun arttığını ve pandeminin sürdüğünü belirtti, ülkemizde ise uluslararası hukuka dahil olmamanın acılarının pandemide çok daha fazla hissedildiğini belirtti.

14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle yapılan törende konuşan Dr. Gürkut, yıllardır benzer sorunların her Tıp Bayramı’nda gündeme getirildiğini, ancak, çözümlerin üretilmediğini söyledi.

Kamu hastanelerinde ciddi altyapı, cihaz, hekim ve personel eksikliğine de işaret eden Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut, Lefkoşa’ya yapılacağı duyurulan yeni hastanenin ihalesinin de iptal edildiğini söyledi, “Biz kendi hastanemizi niye yapmıyoruz” diye sordu.

Dr. Gürkut, Sağlıkta çağdaş bir sistemin kurulamadığını, bunu kurmakla görevli olan siyasi otoritenin ise herkesten daha fazla sistemsizlikten yakındığını ifade etti.

Yasaların güncelliğini yitirdiğin, kimi alanlarda ise hiç yasa olmadığını belirten Dr. Özlem Gürkut, kimi yasaların ise denetimsizlik nedeniyle uygulanmadığını ifade etti.

Dr. Gürkut, ülkemizde peş peşe açılan tıp ve diş hekimliği fakültelerinin hiçbir planlama olmadan hayata geçtiğini söyledi, “On yıl sonra kaç hekim, hemşire, sağlık çalışanına ihtiyacımız olduğunu bilmiyoruz, hangi branşlara ihtiyacımız olduğunu da planlamıyoruz” diye konuştu.

]]>
http://www.bultenkibris.com/biz-neden-kendi-hastanemizi-yapamiyoruz/feed/ 0
“ARTIK UYANIN” http://www.bultenkibris.com/artik-uyanin/ http://www.bultenkibris.com/artik-uyanin/#respond Mon, 10 Jan 2022 10:18:07 +0000 http://www.bultenkibris.com/?p=42394 Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), doktorların temaslı olsalar ve pozitif olma ihtimalleri yüksek olsa dahi çalıştırılmaya devam ettiğini vurgulayarak, “Telaşımızın salgın hastalığa yakalanmak değil, sağlığına kavuşmak için hastaneye başvuran hastalarımıza sağlıklı bir ortam sunabilmek olduğunu yetkililere hatırlatırız” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, yetkililerden yüksek riskli aktivitelerin kısıtlanması da talep edilirken, “Devlet olma gereğini yerine getirin ve salgını kontrol etmek için denetim yapın!” denildi.

Omicron varyantının yaygın hale gelmesinden sonra değişen hastalık kliniği ve artan vaka sayılarının, sağlık hizmetine ulaşmada yığılmalara ve ekonomik faaliyetlere katılan iş gücünde aksaklıklara neden olduğuna işaret edilen açıklama şöyle sürdü:

“Hastalığın bulaşması açısından yüksek riskli aktivitelere yönelik hiçbir kısıtlama ve denetlemeye gidilmeyen ülkemizde vaka sayılarının hızlı artışından dolayı bu sorunların daha da artacağı ortadayken ‘Herkes kendi sorumluluğunu alsın denetim falan yapamayız’ diyebilen bir ‘otoriteyle’ karşı karşıyayız.

Çok sayıda insanın eş zamanlı hastalığa yakalanması ve izole olmasının beraberinde gelen ekonomik kaybı azaltmak üzere COVID-19 vakalarının ve temaslılarının izolasyon şekil ve sürelerinde düzenlemeye gidilmiştir. Ancak hiçbir denetimin olmadığı ülkemizde bu durumun salgının yayılma hızında daha da artışa ve dolayısıyla da bir kısır döngüye yol açması riski mevcuttur.

“SAĞLIKTA ALARM ÇANLARI HİÇ OLMADIĞI KADAR FAZLA ÇALIYOR, ARTIK UYANIN”

Eğitim geleceğimizdir, yüz yüze devam etmesi önemlidir yoksa çocukların ve bizim geleceğimizden çalarız dedik. Dinletemedik. Salgından etkilenmemesini istiyorsak, yaygın hale gelmesine izin vermeyin dedik. Duydular, kafalarını başka yöne çevirdiler. Her şey kontrol altında açıklamalarını siz de duymuşsanız eğer, bilinmelidir ki o her şeyin içinde sağlık yoktur. Sağlıkta alarm çanları hiç olmadığı kadar fazla çalıyor artık uyanın!”

 “TELAŞIMIZ HASTALIĞA YAKALANMAMAK DEĞİL, HASTALARA SAĞLIKLI BİR ORTAM SUNMAK”

Doktorların, temaslı olsalar da pozitif olma ihtimalleri yüksek olsa da test ile pozitiflikleri ispatlanana kadar çalıştırıldıkları kaydedilen Tabipler Birliği açıklamasında şöyle denildi:

“Zaten hekimler yüksek risk altında, hangi hastalığı olduğunu tespit etmek ve tedavisini vermek için her hastayı muayene ediyor, yani temas ediyor. Hekimler olarak telaşımızın salgın hastalığa yakalanmak değil, sağlığına kavuşmak için hastaneye başvuran hastalarımıza sağlıklı bir ortam sunabilmek olduğunu yetkililere hatırlatırız. Genel olarak fiziki şartları yetersiz, yoğun bakım, laboratuvar ve tetkik olanakları yönetimsizlik ve bakımsızlık nedeniyle sınırlandırılmış ortamlarda çalışmak zorunda bırakılsak dahi sağlık hizmeti sunmak için çabalıyoruz. Telaşımız sağlıklı bir ortamda hastalarımıza bakım ve tedavi olanağı sunmaktır. Salgın hastalığın kontrolünü sağlayamayacak hatta yayılmasına fırsat verecek kararlarla sağlık yönetimi yapıldığı iddiasında bulunulamaz.”

“YÜKSEK RİSKLİ AKTİVİTELERİ KISITLAYIN”

Temaslı olarak her hekim, hemşire ve sağlık çalışanının ihtiyaç halinde yine görevinin başında olma bilinci ve sorumluluğunu hissettiği dile getirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Yöneticilere de sorumluluklarını hatırlatmak bir diğer görevimizdir. Sağlığı yönetme iddiasında olan Sağlık Bakanlığı ve salgından etkilenmememiz için kararlar üretmesi gereken Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’ne çağrımızdır; kendi yayınladığınız rehber doğrultusunda yapmanız gerekeni yapın ve yüksek riskli aktiviteleri kısıtlayın! Devlet olma gereğini yerine getirin ve salgını kontrol etmek için denetim yapın!

İş güvencesiz çalıştırdığınız sağlık çalışanlarına her türlü baskıyı uygulayacak yetkiyi kendinizde bulabilirken, neden denetim yetkinizi kullanmıyorsunuz? Sağlık Bakanlığı olarak denetimde isteksiz davranmanız nedeniyle belediyelere yetki verilebilmesi için yasal mevzuatta değişiklik yapılmasına rağmen, denetimler konusunda neden belediyelerle birlikte hareket edemediğinizi izah etmek zorundasınız.

Bu günlerde ne yazık ki buldukları her mecradan sağlığa nasıl bir düzen getireceğini anlatma telaşına kapılan milletvekili adaylarımızın toplum sağlığını nasıl riske atacak hareketler içerisinde olduklarını izlemekten dolayı üzgün ve hayal kırıklığı içindeyiz. Kendilerini ifade etmek için bu kadar çaba harcarken, her bir milletvekili adayımıza tavsiyemiz öncelikle toplum sağlığına zarar vermemeleridir.

Kendi yaptıkları yasalara, aldıkları kararlara uymayan siyasiler ve hükümet edenlerin oluşturduğu bu kötü örnekle topluma kurallara uyma, yasalar ve kararlar doğrultusunda güven ve uyum içinde yaşama olanağı sağlayamadığı ortadadır.”

“SALGIN BİTMEDİ”

Ön plana çıkartılan ekonomik kaygıların, ekonominin sürdürülebilir olmasının ana yolunun salgının kontrol altına alınması olduğu ifade edilen açıklamada, “Toplum sağlığından çok ekonomik kaygılarla alınan son kararlar ile ekonomik yaşamın değil, normal yaşamın bile devamı ciddi risk altındadır” denildi.

Açıklama şu uyarılarla son buldu:

“Başta Sağlık Bakanlığı ve BHÜK olmak üzere tüm hükümet edenleri bilimin, aklın yoluna ve iş birliğine açıkça davet ederiz. Kıbrıs halkına da açık çağrımızdır, çok endişeliyiz, salgın bitmemiştir, hep söylediğimiz tedbirlere tam uymaya çok dikkat ediniz.

Unutulmamalıdır ki eğitim ve sağlık bir toplum için vazgeçilmez olmalıdır.”

]]>
http://www.bultenkibris.com/artik-uyanin/feed/ 0
DR. DERLEN ÖZGEÇ RUSO ANLATTI! COVİD-19 VE GRİP ARASINDAKİ FARK NEDİR? http://www.bultenkibris.com/dr-derlen-ozgec-russo-anlatti-covid-19-ve-grip-arasindaki-fark-nedir/ http://www.bultenkibris.com/dr-derlen-ozgec-russo-anlatti-covid-19-ve-grip-arasindaki-fark-nedir/#respond Thu, 04 Nov 2021 10:41:15 +0000 http://www.bultenkibris.com/?p=36184 Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ile Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Derlen Özgeç Ruso, Grip ve COVID-19 arasındaki farklara dikkat çekti, nasıl korunulması gerektiğini anlattı.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ile Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Derlen Özgeç Ruso tarafından yapılan ortak açıklamada Grip ve COVID-19 arasındaki farklara dikkat çekildi, nasıl korunulması gerektiği anlatıldı.

Grip (influenza) ve COVID-19’un belirti ve bulgularına değinilen yazılı açıklamada, bulaşıcı solunum yolu hastalıkları arasındaki benzerlikler ve farklara değinildi. Söz konusu hastalıkların nasıl bir birinden ayırt edilebileceği anlatıldı.

Grip, COVID-19 ve diğer solunum yolu hastalıklarının bazı semptomlarının benzer olduğu için, aralarındaki farkın sadece semptomlara dayanarak yapılamayacağı ifade edilirken, hastalığın ne olduğunu söylemek ve bir tanıyı doğrulamak için test yapılması gerektiği kaydedildi.

 

Açıklamada şu detaylar paylaşıldı:                                                                                             

“Grip (influenza) ve COVID-19 bulaşıcı solunum yolu hastalıklarıdır, ancak bunlara farklı virüsler neden olur.  COVID-19, ilk olarak 2019’da tanımlanan bir koronavirüs enfeksiyonundan kaynaklanır ve gribe, influenza virüsleri ile enfeksiyon neden olur.

Grip ile karşılaştırıldığında, COVID-19 bazı insanlarda daha ciddi hastalıklara neden olabilir.  COVID-19’un insanların semptom göstermesi daha uzun sürebilir ve insanlar daha uzun süre bulaşıcı olabilir.

Grip, COVID-19 ve diğer solunum yolu hastalıklarının bazı semptomları benzer olduğundan, aralarındaki fark sadece semptomlara dayanarak yapılamaz.  Hastalığın ne olduğunu söylemek ve bir tanıyı doğrulamak için test yapılması gerekir.  İnsanlara hem grip hem de COVID-19’a neden olan virüs bulaşabilir ve hem grip hem de COVID-19 semptomları olabilir.

 Belirti ve bulgular

 Benzerlikler:

COVID-19 ve gribin paylaştığı yaygın semptomlar şunları içerir:

Ateş veya ateşli hissetme / titreme

Öksürük

Nefes darlığı veya nefes almada zorluk

Yorgunluk (yorgunluk)

Boğaz ağrısı

Burun akıntısı veya tıkalı burun

Kas ağrısı veya vücut ağrıları

Baş ağrısı

Kusma ve ishal

COVID-19 ile daha spesifik  olan belirti  tat veya koku değişikliği veya kaybı.

Maruz Kalma ve Enfeksiyondan Sonra Belirtiler Ne Kadar Sürede Görünür?

Benzerlikler:

Hem COVID-19 hem de grip için, bir kişinin enfekte olması ile hastalık semptomlarını yaşamaya    başlaması arasında 1 veya daha fazla gün geçebilir.

Farklar:

Bir kişinin COVID-19’u varsa, semptomları yaşaması gripten daha uzun sürebilir.

Grip :

Tipik olarak, bir kişi enfeksiyondan 1 ila 4 gün sonra semptomları başlamaktadır.

COVID-19

Tipik olarak, bir kişi enfekte olduktan yaklaşık 5 gün sonra semptomları başlamaktadır, ancak semptomlar enfeksiyondan 2 ila 14 gün sonra da ortaya çıkabilmektedir.

Grip Ne Kadar Süre Bulaştırıcı Olabilmektedir?

Grip olan çoğu insan, semptomları göstermeden yaklaşık 1 gün önce bulaşıcıdır.

Grip olan daha büyük çocuklar ve yetişkinler, hastalıklarının ilk 3-4 günü en çok bulaşıcı gibi görünmektedir, ancak birçok insan yaklaşık 7 gün boyunca bulaşıcı kalır.

Bebekler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler daha uzun süre bulaşıcı olabilir.

COVID-19 Ne Kadar Süre Bulaştırıcı Olabilmektedir?

Bir kişinin COVID-19’a neden olan virüsü ne kadar süre yayabileceği hala araştırılmaktadır.

İnsanların belirti veya semptomlar yaşamadan önce (veya muhtemelen daha erken) yaklaşık 2 gün boyunca virüsü yayması ve belirtiler veya semptomlar ilk ortaya çıktıktan sonra en az 10 gün boyunca bulaşıcı kalması mümkündür.  Bir kişi asemptomatik ise veya semptomları kaybolursa, COVID-19 testi pozitif çıktıktan sonra en az 10 gün boyunca bulaşıcı kalması mümkündür.  Ağır hastalık nedeniyle hastaneye kaldırılan ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler 20 gün veya daha uzun süre bulaşıcı olabilir.

Hem COVID-19 hem de grip, birbirleriyle yakın temas halinde olan (yaklaşık 6 fit içinde) kişiler arasında kişiden kişiye yayılabilir.  Her ikisi de esas olarak, hastalığı (COVID-19 veya grip) olan kişiler öksürdüğünde, hapşırdığında veya konuştuğunda dışarı atılan virüs içeren büyük ve küçük parçacıklar tarafından yayılır.  Bu parçacıklar yakındaki insanların ağızlarına veya burunlarına inebilir ve muhtemelen ciğerlerine solunabilir.  Yetersiz havalandırmaya sahip iç mekan ayarları gibi bazı durumlarda, küçük parçacıklar 6 fitten daha uzağa yayılabilir ve enfeksiyonlara neden olabilir.

Yayılmanın çoğu solunum yoluyla olsa da, bir kişinin dokunma (örneğin, virüslü biriyle el sıkışma) veya üzerinde virüs bulunan bir yüzeye veya nesneye dokunma yoluyla enfekte olması mümkün olabilir.

Hem grip virüsleri hem de COVID-19’a neden olan virüs, çok hafif semptomları olan kişiler tarafından veya semptom yaşamayan kişiler (asemptomatik kişiler) tarafından, semptom göstermeye başlamadan önce bulaşıcı olabilmektedir.

Farklar:

COVID-19’a neden olan virüs ve grip virüslerinin benzer şekillerde yayıldığı düşünülürken, COVID-19’a neden olan virüs genellikle grip virüslerinden daha bulaşıcıdır.  Bu, COVID-19’a neden olan virüsün birçok insana hızlı ve kolay bir şekilde yayılabileceği ve zaman geçtikçe insanlar arasında sürekli yayılmaya neden olabileceği anlamına gelir.

Hem COVID-19 hem de grip hastalığı ciddi hastalıklara ve komplikasyonlara neden olabilir.  En yüksek risk altında olanlar şunları içerir:

İleri yaştaki yetişkinler

Altta yatan belirli tıbbi durumları olan kişiler (bebekler ve çocuklar dahil)

Hamileler

yt.jpg

Farklar:

Genel olarak, COVID-19 bazı insanlarda daha ciddi hastalıklara neden oluyor gibi görünüyor. Hastaneye yatış ve ölümle sonuçlanan ciddi COVID-19 hastalığı, sağlıklı insanlarda bile ortaya çıkabilmektedir.

COVID-19’u olan bazı kişiler, COVID  sonrası durumlar veya multisistem inflamatuar sendrom (MIS) geliştirmeye devam edebilir.

COVID-19 Şiddetli Hastalık Riski Artmış Kişiler

Hem COVID-19 hem de grip, aşağıdakiler de dahil olmak üzere komplikasyonlara neden olabilir:

Zatürre

Solunum yetmezliği

Akut solunum sıkıntısı sendromu

Sepsis (vücudun bir enfeksiyona aşırı tepkisinin neden olduğu hayatı tehdit eden bir hastalık)

Kardiyak yaralanma (örneğin, kalp krizi ve felç)

Çoklu organ yetmezliği (solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği, şok)

Kronik tıbbi durumların kötüleşmesi (akciğerleri, kalbi veya sinir sistemini veya diyabeti içeren)

Kalp, beyin veya kas dokularının iltihabı

İkincil enfeksiyonlar (zaten grip veya COVID-19 bulaşmış kişilerde oluşabilecek bakteriyel veya mantar enfeksiyonları)

İshal, gripli yetişkinlere göre gripli küçük çocuklarda daha yaygındır.

 COVID-19 ile ilişkili ek komplikasyonlar şunları içerebilir:

Akciğerlerin, kalbin, bacakların veya beyin damarlarında ve atardamarlarında kan pıhtıları yeni doğanlarda (MIS-N), çocuklarda (MIS-C) ve yetişkinlerde (MIS-A) (MIS: Multisistem İnflamatuar Sendrom), SARS-COV-2 ile enfekte olduktan sonra haftalar veya aylarca sürebilen veya enfeksiyondan haftalar sonra ortaya çıkabilen bir dizi semptomdur.  Uzun süreli COVID-19, hastalığı hafif olsa veya semptomları olmasa bile COVID-19 olan herkesin başına gelebilir. Bu durumlar ağır ve hayatı tehdit eden durumlardır.

Onaylanmış Tedaviler:

Daha yüksek komplikasyon riski taşıyan veya COVID-19 veya grip nedeniyle hastaneye kaldırılan kişiler, semptomları ve komplikasyonları hafifletmeye yardımcı olmak için destekleyici tıbbi bakım almalıdır.

Reçeteli influenza antiviral ilaçları, grip tedavisi için FDA onaylıdır. Grip nedeniyle hastaneye yatırılan veya komplikasyon riski yüksek olan ve grip semptomları olan kişilerin hastalık başlangıcından sonra mümkün olan en kısa sürede antiviral ilaçlarla tedavi edilmesi önerilir.

 COVID-19;

Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), tedavi seçenekleri hakkında yeni kanıtlar ortaya çıktıkça düzenli olarak güncellenen COVID-19 dış simgesinin tedavisine ilişkin bir kılavuz geliştirmiştir. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), COVID-19’u tedavi etmek için remdesivir (Veklury®) adlı bir ilacı onaylamıştır.  FDA, sağlık hizmeti sağlayıcılarının, belirli yasal gerekliliklerin olması durumunda COVID-19 hastalarını tedavi etmek için henüz onaylanmamış veya başka kullanımlar için onaylanmış araştırma ürünlerini kullanmalarına izin vermek için acil kullanım yetkilendirmesi yayınlamaktadır.  Bu bağlamda, COVID-19 ve grip aşıları onaylanmış ve/veya acil kullanım onayı almıştır.

Her yıl beklenen 4 grip virüsüne karşı koruma sağlamak için yeni tür grip aşıları üretilmektedir. Özellikle pandemi döneminde, ikisi de solunum yolu ile bulaştığı için, Covid-19 ile grip enfeksiyonlarının birlikte olma olasılığı çok yüksektir. Tüm toplumda ama özellikle riskli gruplarda bu 2 enfeksiyonun birlikte geçirilmesi daha ağır ve hatta hayati tehlike oluşturacak üzücü durumlara yol açabilecektir. Bu nedenle herkesin, ama özellikle kalp damar hastalığı, tansiyon, diyabet, astımı ve KOAH gibi akciğer hastalığı olan bireylerin COVID-19 ve grip aşılarını düzenli olarak olmaları onları ağır hastalıktan ve hayati risklerden koruyacaktır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığımız ivedi şekilde en azından risk altındaki kişileri ücretsiz olarak gribe karşı aşılamalıdır.

Saygılarımızla,

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

Dr. Derlen Özgeç Ruso
Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu”

]]>
http://www.bultenkibris.com/dr-derlen-ozgec-russo-anlatti-covid-19-ve-grip-arasindaki-fark-nedir/feed/ 0