Grand İsias Otel Davası’nda kamu görevlilerinin yargılandığı dördüncü duruşma öncesi konuşan Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, savcılığın mütalaasına tepki göstererek, sorumluluğun olası kast kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Adıyaman’da görülen Grand İsias Otel Davası’nda, kamu görevlilerinin yargılandığı dördüncü duruşma öncesi Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya açıklamalarda bulundu. Karakaya, savcılığın kamu görevlileri yönünden sunduğu mütalaanın dosyadaki bilimsel raporlar, teknik tespitler ve açık mevzuat ihlalleriyle örtüşmediğini söyledi.
“Evlatlarımızın odalarının boş kaldığı, çocuklarımızın yokluğunda yaşamaya mahkûm edildiğimiz o günden beri dinmeyen acımızla bugün bir kez daha buradayız” diyen Karakaya, adalet arayışlarının kritik bir aşamaya geldiğini ifade etti.
Kamu görevlilerinin eylem ve ihmallerinin “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesini kabul etmediklerini belirten Karakaya, dosyada sıradan bir denetim eksikliğinin değil, açıkça tespit edilmiş aykırılıkların bilindiği hâlde görmezden gelinmesinin söz konusu olduğunu vurguladı. Karakaya, hukuka aykırı yapılaşmaya izin verildiğini ve insan hayatını tehdit eden bir yapının kullanımının sürdürülmesine göz yumulduğunu dile getirdi.
Bilimsel raporların net olduğunu kaydeden Karakaya, “Grand İsias Otel, yıkılması gereken, iskân verilmemesi gereken ve açık biçimde can güvenliği riski taşıyan bir yapıydı. Bu gerçekler bilinmesine rağmen gerekli işlemler yapılmadı” dedi.
Depremin inkâr edilemeyeceğini ancak bir binanın saniyeler içinde çökerek içindekilere hiçbir yaşam şansı tanımamasının doğanın değil, insan eliyle alınan ya da alınmayan kararların sonucu olduğunu söyleyen Karakaya, yaşananların öngörülebilir ve önlenebilir olduğunun altını çizdi.
Ceza hukuku açısından sorumluluğun “sonucu istememek” olarak açıklanamayacağını belirten Karakaya, “Burada söz konusu olan sonucu öngörüp kabul etmektir. Bu nedenle dosyanın hukuki vasfı bilinçli taksir değil, olası kasttır” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, sürecin ayrılmaz parçası olan ancak henüz yargı önüne çıkarılmamış encümen kararlarına da dikkat çekilerek, sorumluluğu bulunan herkesin yargılanmadan adaletin eksiksiz tecelli etmiş sayılamayacağı vurgulandı.
Karakaya, davanın yalnızca kaybedilen evlatların ardından verilen bir mücadele olmadığını belirterek, “Bu dava, yapı güvenliğinin gerçekten ciddiye alınması, kamu gücünün taşıdığı sorumluluğun hatırlatılması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için yürütülmektedir” dedi.
Şampiyon Melekler ve rehberler adına verilen sözün altını çizen Karakaya, hukuki nitelendirme gerçeğe uygun yapılana, olası kast kabul edilene ve tüm sorumlular hak ettikleri cezayı alana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
“Adalet için buradayız, son nefesimize kadar da burada olacağız” dedi.




